Size kim veya ne ilham veriyor?

Çocuklarım kesinlikle benim ilham kaynağım. Onları ve nasıl etkileşimde bulunduğunu, oyun oynarkenki hallerini, ihtiyaçlarını, isteklerini, ilişkilerini, uyku düzenlerini ve daha pek çok şeyi sürekli gözlemliyorum. Bir karton kutunun sadeliğinin oyun süresi boyunca bir çocuk için sonsuz bir hayal gücü kaynağı olabileceğini düşünmeyi her zaman sevmişimdir. Bu bakış açısı tasarımlarımızda sağlığı, güvenliği, sadeliği ve yaratıcılığı ön plana almamızı sağlıyor.

“Design for Children” ve Sussex Duku ve Dusesin bebeğinin doğumunu kutlamak için basılan kitaplarda tasarımlarınıza yer veriliyor. 2015’ten sonra bu yılda En İyi Çocuk Mobilyaları kategorisinde Genç Tasarım Ödülleri’ne aday gösterilmişsiniz. Peki, bu ödüllere aday olmayı ve fark yaratmayı nasıl başardınız?

Çocukların, bebeklerin sağlığına ve güvenliğine verdiğimiz önemin bu başarıları yarattığını düşünüyorum. Tüm ürünlerimiz ekolojik, el işçiliği ile yapılıyor ve toksik madde içermiyor. Özellikle sertifikalarımızın olmasına özen gösteriyoruz. Ürünlerinizin tamamı çok sayıda güvenlik ve toksikoloji analizinden geçiyor. Kullandığımız boyaların sağlıklı olduğunu, çocuğun sağlığını olumsuz etkilemeyeceğini bilmeyi önemsiyoruz. Bu nedenle yurtdışından getirttiğimiz, sertifikalı su bazlı boyaları ve natürel cilaları kullanmayı tercih ediyoruz. Bunların yanı sıra çocukların ellerinin sıkışmasını vb. durumları önlemek için ürünlerimizi mekanik testlerden geçiriyoruz. Bebeğin kardeşine, ondan sonra kuzenine gidebilecek nesilden nesile ve uzun yaşlar kullanılabilecek ürünler tasarlamaya önem veriyoruz. Uzun ömürlü ve uyarlanabilir tasarımlarımızla bebek alıştığı beşiği üç yaşında bırakmak zorunda kalmıyor. Beşik, yatağa dönüşüyor. Koleksiyonumuzda tekstil ürünlerini kullandığımızda da GOTS sertifikalı organik pamuk ürünler kullanıyoruz. Anne sağlığını da düşünüyoruz; annelerin bebeklerini yatırırken ve alırken yaptığı eğilme hareketine yönelik olarak ürünlerimizde üç kademe bulunuyor. Ürün tasarımı yaparken de her zaman araştırma yapıyoruz.

Türkiye’de çocuklara yönelik endüstriyel tasarım ürünlerinin çocukların sağlığına, güvenliğine ya da gereksinimlerine yönelik olmasına dair bakış açısı ne kadar yaygın? Sorumlu üretim yapan kurum, kişi, topluluklar var mı? Dünya’da bu nasıl, değerlendirebilir misiniz?

Türkiye’de bu konular üzerine olması gerektiği kadar düşünüldüğünü düşünmüyorum. Bebeklerin güvenliği ve sağlığı için çekme, sağlamlık, vurma gibi mekanik testlerin yapılacağı bir kurum ülkemizde yok. TSE’de (Türk Standartları Enstitüsü) yalnızca ürünün yüzeyine, bebek ürünlerinde kullanılacak boyalara dair testler yapılıyor. Bu testler dışında uygulanacak olan testler için ürünlerimizi yurt dışına göndermek zorunda kalıyoruz. Bizim de duruşumuzun dik olması gerekir. Maliyeti düşürmek için ucuza, sertifikasıza ve sağlıksıza yönelmemeliyiz. Böyle firmaların hep bir arada olması gerekiyor ki daha çok toplumda farkındalık artsın.

Bir yaşam alanı ve ona ait unsurları seçerken ebeveynlerin nelere dikkat etmesini önerirsiniz?

Mutlaka sertifikalara bakmalılar. Ürünler sertifikalandırıldığı zaman daha da güvenli ve güvenilir oluyorlar. Ebeveynlerin de akıllarına takılan hiçbir şey kalmaz. Öteki türlü ürünlere dair şüphe içerisinde kalabilirler. Yanı sıra bir mobilyanın mekâna koku vermemesi gibi basit, gözle görülebilir ya da duyularla hissedilebilir şeylere dikkat edebilirler.

Beşiklerin sağlamlığı da bu konuda çok önemli, çünkü bebekler orada uyuyorlar. Mesela Türkiye’de genelde beşiklerde önü inip kalkan mekanizmalar kullanılıyor. Sebebi; annenin çok fazla eğilmemesi ve bebeği kolayca alabilmesi, fakat bu Avrupa standartlarında yasak. Çünkü el sıkışmasına sebep oluyor.

Örneğin bir bebek odası daha sade, huzur verici, uykuya teşvik eden pastel tonların kullanıldığı ve yine annenin de ürünü rahat kullanabileceği huzurlu bir ortam olmalı. Dolapları çok büyük ve hantal olmamalı.

Oyuncak seçiminde nelere dikkat edilmesini önerirsiniz?

Oyuncaklarda küçük parçaların kopmaması için mutlaka testten geçmesi ve CE sertifikası olması gerekiyor. Yüzeylerinin natürel cilalı olması yani yüzey bakımından da bir sertifikaya sahip olması gerekiyor. Natürel, ahşap, kauçuk oyuncaklar Avrupa’da sıkça üretiliyor. Türkiye’de ise plastik oyuncaklar daha yaygın ve bu kesinlikle değişmeli. Bu sebeple biz de Popbygaea ile %100 natürel ahşap oyuncak serimize başladık.

Lil’Gaea için hayaliniz nedir?

İyi tasarımın yaşam kalitesini arttırdığına inanıyorum, bu yüzden gelecek için, doğal teknolojik gelişmeleri izleyen yüksek kalitede ürünler geliştirmeye devam etmek istiyoruz. Önümüzdeki günlerde çocuklarla kendi üretimlerimizden çıkan başta minik ahşapları kullanabilecekleri Gaea Mini Creative Lab atölyelerine başlıyoruz. Amacımız sürdürülebilir yaşam, sıfır atık felsefesiyle çocuklarla birlikte ve onlardan ilham alarak tasarlayabilmek ve yaratabilmek.

Çocuklarının sağlığı ve gelişimi için doğal olan alternatiflerin yaygınlaşması ve erişilebilir olmasına sorumlu üretiminizle katkı sağladığınız için teşekkür ederiz.

Teşekkür ederiz.