Çocuk dostu bir kent için çocukların kentsel mekânda yoğun olarak varlık gösterdikleri okulların, okul çevrelerinin ve okula gidiş-geliş yollarının düzenlenmesi de gereklidir. UNICEF’in öncülük ettiği “Çocuk Dostu Okul (Child Friendly School)” kaliteli eğitim yanı sıra eğlenceli, sağlıklı, güvenli, çocukların oyun gereksinimine cevap veren ve çocukları aktif olarak eğitim sürecine katmayı amaçlayan mekanlar sunmayı amaçlayan bir girişimdir. Çocuk dostu okullarda demokratik katılım,  kapsayıcı ve çocuk merkezli olma temel ilkelerdir. Çocuk merkezli pedagojik yaklaşımların, aile ve toplum katılımının yüksek olduğu bu okullar, öğrenmeye daha uygun koşullar sağlamaktadır. Bu okullarda öğrencilerin başarıları desteklenmekte ve kendilerini daha fazla güvende hissetmektedirler (Osher, Kelly, TolaniBrown vd., 2009: 2).

Çocuklar için her şeyi planlamayı savunan müdafaacı yaklaşımdan uzakta proaktif bir yaklaşımla çocuk katılımını esas alan ve çocuğu kapsayan okul mimarisi son yıllarda mimarların özellikle üzerinde durduğu bir konu haline gelmiştir. Özellikle mimaride çocuk katılımının çalışılmaya başlanması çocuğun uzun zamanını geçirdiği okulun mimarisinde de çocuğu söz sahibi yapmaktadır.

Oyun hakkı şehrin dışındaki oyun parkında oynamak değil bütün kamusal alanlarda, okulda da oynayabilme özgürlüğüdür. Gerçek yaşam becerileri deneyimi için okullarda oyunu merkeze taşıyan ve öğrenme sürecinin oyun ve sınıf dışı ile daha çok kucaklaşmasını sağlayan mimari tasarımlar arttırılmalıdır. Okul bahçesinde oyun alanları birbirinin aynı olmamalı, kullanılan oyun aletleri ve malzemeleri  de statik olmamalıdır. Güçlü bir eğitim müfredatını teneffüs ya da oyun zamanıyla eşdeğer gören “Learning through Landscapes” girişimi de çocuk dostu okul bahçelerinin geliştirilmesi amaçlamaktadır. Çocuk dostu bir okul bahçesi çocukların sorumluluk alarak kendi oyunlarını geliştirebilme, özgürce oyun alanlarını yaratabilme,  sosyalleşme yardımlaşma ve problem çözme… gibi gerçek yaşam becerilerini keşfettiği ve yaratıcılıklarının beslendiği alanlar olmalıdır. Oysa okullarda oyun alanları geleneksel ya da çağdaş oyun alanlarından öteye gitmemektedir. Genellikle güvenlik sebepleriyle gerçek araç-gereç ve malzemeler (lastik, kereste, çivi, çekiç, kürek, toprak, su, tuğla, halat…), çocuklardan uzak tutulmaktadır. Okul bahçeleri çocuğu doğadan uzaklaştırırcasına daha çok betonlaşmaya, çölleşmeye, otoparklaşmaya devam etmektedir. Okullarda çevre eğitimi temsili okul panolarında fon kartonundan kesilmiş yapraklarla anlatılmakta, özünde, ‘daha da insan olmayı’ başarmak yer alan (Gronemeyer 1987). ekopedagojik bir yaklaşım sergilenemektedir.

“Okula Yalnız Başıma Gidiyorum Girişimi”, “Okula Güvenli Rotalar” (Safe Routes to School), “Okula Ulaşım Girişimi” (Travelling to School Inicitive), “Yürüyen Okul Otobüsleri” (Walking School Buses), Freuent Walker/Rider Programı da okula geliş-gidiş yollarının güvenliği adına farkındalık yaratan önemli çocuk dostu girişimlerdir.

Çocuk dostu kentsel tasarım için uzun zamandır çaba içinde olan Tim Gill, Reuters’a verdiği röportajında çocukların anne babalarının yarısı kadar dışarıda oynadığına ve daha esaret altında olduğuna vurgu yapıyor. Çocukların bir yetişkin eşlik etmeden bağımsız hareketliliğini ifade eden Gill’in aksine ülkemizde okullarda mimari tasarımdan kaynaklanan sorunların çocuğun özgürce hareket edebilmesini kısıtladığını gözlemliyoruz. Buna bağlı olarak okul kuralları demokratik yaklaşımdan ve çocuk katılımdan uzak bir yaklaşımla belirleniyor  ve okullarda nöbet mekanizmaları da oyunu güvenliğe, kurallara feda ediyor.

Ülkemizde çocukların sınıfa giriş hızı ile sınıftan çıkış hızları arasındaki farka ve içten yıpranmış, kırılmış kapılara vurgu yapan Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk “Çocuğumuzu sevdiğimiz kadar çocuk kavramını da sevelim.” diyor. Çocuk kavramını en başta okulların sevmesi, okulculuğun bu bakış açısıyla yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Çocukları, çocuk kavramını seven ve pedagojiden beslenen okul, öğrenme ortamı ve oyun tasarımları için umarız ülkemizde çok değerli adımlar en kısa sürede atılır. Peki, sizin okulunuz hangi yönüyle çocuk dostu?