Fano da Nedir?

1990’lı yıllarda ‘Çocuk Dostu’ faaliyetlerin İtalya’da hız kazanmasıyla, “Çocuklar İçin Sürdürülebilir Şehirler Projesi” kapsamındaki yarışmada, çocukları birer yetişkin gibi gören, insiyatif almasını ve bağımsızlaşmasını sağlayan, kentlerini kendi istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda yorumlama, düzeltme için adım atma becerisi kazandıran çabalarıyla  Fano şehri üst üste iki yıl birinci seçildi. Fano’yu Fano yapan pedagog Francesco Tonucci,  Çocuk Şehri (La città dei bambini) projesini Avrupa ve Güney Amerika’da duyurarak projenin yaygınlaşmasına da öncülük etti. Fano gibi Londra, British Columbia, Christchurch, Tilburg, Rotterdam…şehirleri de  çocuk dostu ve  yenilikçi yaklaşımları ile kendini tanıttı.

Peki Ülkemizde Çocuk Dostu Faaliyetler Ne Durumda?

Ülkemizde ise 2015 yılı itibariyle, çocuk dostu politika ve program geliştirmeyi hedeflemiş Çocuk Dostu Şehirler Projesi, kentin günlük yaşamında çocuk haklarını yaşama geçirme odağında 10 belediye ve Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF) tarafından yürütülmeye başladı. Bu sayede Adana, Ankara, Bitlis, Erzurum, Giresun, İzmir, Kırklareli, Manisa, Mersin ve Şanlıurfa’da çocuk dostu kent farkındalığı için adımlar atıldı. Proje dâhilinde kentlerde yaşayan ve öncelikli olarak dezavantajlı bölgelerde ikamet eden çocuklara ulaşılması hedeflendi. Çocuk algısının ülkemizde güçlenmesi ve yerel yönetimler için önemli farkındalık sağlayan bu projenin son raporuna aşağıdaki linkten ulaşılabilir.

http://www.unicef.org.tr/files/bilgimerkezi/doc/CFC%20Catalogue-TR.pdf

Çocuk dostu politikaların, programların geliştirilmesi ve çocuk dostu mekânlar oluşturulmasını amaçlaması yönünde belediyelere destek vermek üzere adımlar atan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 2016 yılında Aile Dostu Kentler Etüt Araştırması raporu yayınladı. “Çocuk Dostu Şehir” kavramına ait önemli bulgular sunan raporda yer alan çözüm önerileri ancak bütüncül çocuk politikalarıyla mümkün olabilecektir.

Çocuk dostu şehir kavramı ülkemizde daha çok mimaride sahiplenilmiş olup çocuk dostu yerleşime odaklanan çalışmalar 2011 yılı itibariyle de artış göstermiştir.

Çocuk Dostu Girişimlerle İlgili İşbirliği Var mı?

Çocuk dostu girişimler daha çok şehrin mimarisinde, peyzajında araştırılmış, araştırmalar pedagojiden yeteri kadar beslenememiş ve hala beslenemiyor. Çocukların seslerinin, gereksinmelerinin, önceliklerinin, haklarının kamu    politikalarının ve uygulamalarının ayrılmaz bir parçası gören çocuk dostu kentler, çocukların yaşamını ilgilendiren tüm kişilerin, kurumların ve kuruluşların ortaklığına ihtiyaç duymaktadır.

Çocukların varlıklarını gerçekçi ve görünür kılmak katılımcı süreçleri yürütmekle mümkün olup çocuklar, ebeveynler, eğitimciler, mimarlar, sanatçılar, tasarımcılar,  yerel yönetimler, mühendisler, doktorlar… hepimiz bu katılımcı sürecin çözüm ortağıyız.   Mimari tasarım zirvelerinde pedagojinin konuşulması, sınıf dışı öğretimin yaygınlaşması, mimar odaları bildirilerinde çocuk dostu bakış açısının yer alması, çocuk ve kenti kucaklayan platfomlar, belediyeler, güncel yazılar ve akademik alanda yapılan araştırmalar çok kıymetli adımlardır.

Türkiye’de çocuk kavramının/algısının/haklarının katılımcı yaklaşımla yukarı taşınması gerekiyor. Bunu yapabilmek için pedagojik bir bakış açısının büyümesi, gelişmesi şart. İki sandalye bir masada atölyeyle çocuk dostu bir dönerci, mama sandalyesi ve karbonhidrat ağırlıklı bir menü ile çocuk dostu restoran olmak, bebek reyonu ile çocuk dostu bir mağaza olmak, birbirinin aynısı ve geleneksel parklarla çocuk dostu bir belediye olmak mümkün değil. Çocukların doğal, gerçek, sağlıklı ve güvenli bir çocukluk yaşamaları için pedagojik bir bakış açısıyla bakmaya başlarsak bizden neden bir Fano çıkmasın?