Fiziksel aktivitenin okul çağındaki çocuklara etkisini inceleyen Dr. Chuck Hillman, bir süre oturan ve 20 dakika yürüyüş yapan iki grup çocuğun beyin nöronlarını karşılaştırıyor.


Egzersiz sonrası çocukların odaklanma ve aldığı bilgileri işleme nöronlarını gösteren kırmızı alanlar, aktif ve canlı görünüyor. Araştırma sonuçlarına göre bu alanlar çocukların odaklanabilmelerine, doğru kararlar alabilmelerine ve akademik performanslarını üst düzeye çıkarmalarına yardımcı oluyor. Bisiklete binme, okula yürüme, aktif teneffüs yapma ve derslere katılma gibi deneyimlerin, çocukları olumlu etkilediğini de doğruluyor.

Peki Okullar Mimarisiyle Bu Tür Deneyimlere Ortam Yaratıyor Mu?

Derslik değişimlerinde ya da teneffüslerde hareket edebiliyorlarsa da çocukların günleri daha çok dört duvarla çevrili sınıflarda ve sıralarında oturarak geçiyor. Richard Louv, “Doğadaki Son Çocuk” kitabında fiziksel aktivitenin yanı sıra doğal deneyimlerle zihinsel canlılık ve konsantrasyonu ilişkilendiren kanıtlardaki artışa dikkat çekse de çocukların mekanla, doğayla etkileşime giremeyeceği, deneyimlerini çeşitlendiremeyeceği okul mimarileri gün geçtikçe artıyor. Dev bir kompleks, her şey dahil beş yıldız konfor, yüksek güvenlik ve çok katlı bir okul mimarisi tasarlamak çocukların çok yönlü gelişimini desteklemiyor. Aslında okul demek bina demek değildir. Belki de “Köy Enstitüleri”ne, son yıllarda özlemin artması binasına sıkışmamış okula özlemden kaynaklanıyor. Öte yandan Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 51. maddesi, okul binalarının yapımında, uygulanacak programın özelliklerine odaklanılması gerektiğini vurguluyor. Çünkü öğretmenlerin uygulayacakları ders planları, yöntemleri dolayısıyla çocukların geliştireceği deneyimler ve beceriler okul mimarisiyle de şekillenebiliyor. Son yıllarda öğretmenler çocukların oyun kurma konusunda yaşadıkları sıkıntılardan bahsediyorlar. Bu durumu kaygılı ebeveyn tutumlarına, apartmanda yaşam karakterine ve teknolojinin etkisine bağlıyorlar. Oysa okulların bahçe gibi fiziksel ortamları, çocukların deneyimlerini ve oyunlarını da önemli ölçüde belirliyor.

Bahçenin Sadece Varlığı Mı?

Farklı deneyimlere fırsat veren (gözlem yapmak, keşfetmek, araştırmak, oyun oynamak…) ve gereksinimlere duyarlı (yaş…) özgün, uyarlanabilir, doğaya uyumlu ve erişilebilir bir okul bahçesi tasarımı çocuklukta anlamlı izler yaratabiliyor. Araştırmalar, ülkemizde çocukların okul bahçelerinde daha çok anlam aradıklarını ortaya koyuyor. Okul bahçeleri ise, kolay görüş sağlayan ve uygulama-bakım maliyetleri düşük asfalt ve beton düzlükler olarak daha çok karşımıza çıkıyor. Kentlerde ise okul bahçeleri otopark olarak kullanılıyor.

Okul Mimari Tasarımlarını Çocukların Katılımına Nasıl Açarız?

MEB 2019-2023 Stratejik Planı’nda okulların mimari yapısı, alanların arttırılması ve kullanımı üzerine hedefler yer alıyor. Bu hedeflerin MEB Eğitim Yapıları Asgari Tasarım Standartları Kılavuzu’nda (2015), belirtildiği üzere “Çocukların gelişiminde önemli role sahip olan eğitim ortamlarının tasarım sürecinde çocukların görüşlerinin alınarak” gerçekleştirilmesi gerekiyor. Türkiye’de eğitim reformları, strateji ve vizyon belgeleri okul mimarisine çocukların katılımını esas alan maddelere yer verse de çocukların okulların mimari tasarım kararlarına anlamlı biçimde katılabilmeleri sağlanmalıdır. Başta çocuklar olmak üzere pedagoglar, sosyologlar, ebeveynler, mimarlar, eğitimcilerin vb. katılımıyla okulların mimari tasarımları tartışmaya açılmalı ve çocukların görüşleri, ilgileri ve gereksinimlerini barındıran özgün mimari tasarımlar planlanarak hak temeline dayanan Çocuk Dostu Okul (ÇDO) çerçevesinde hareket edilmelidir.